Resimlerdeböyleolur

larosaenflorce:

Joe Hisaishi - Summer’s Day

Ne olması gerekiyorsa olsun artık. Ne yaşanması gerekiyorsa yaşansın ve bitsin. Kendimi Güney Kore filmlerinin yağmurlu sahnelerinde ıslanmaya mahkum bi figüran gibi hissediyorum. Herşeyi görebiliyorum ama lanet olsun öyle acizim ki hiç birşeyi değiştiremiyorum, tam bi figüran gibi. Bi filmde diyordu ya genç kız çocuğa; yatağımın yerini bile değiştiremem ben, yokum sanki… Ama sen öyle değilsin, sen dünyayı değiştirmek istiyorsun. Mavi gözlü dev ve minnacık kadının hikayesi gibi. Ama yüreğim büyüktür benim, tek verebileceğim şefkatim ve sevgimdir. Hani uzaklara dalışın varya hani böyle göz kapakların iniyor hafiften öyle işte… Seviyorum ben onu. Ya her neyse işte Güney Kore filmi izliyeyim bari, şöyle en yağmurlusundan. Ama yok yok, okunacak kitaplar çözülecek testler var. Hayat bu kadar gaddar olmamalı.

yanında sevdiğinle tüm dünyayı bisikletle gezme hayali…..

yanında sevdiğinle tüm dünyayı bisikletle gezme hayali…..

Sevdiğin yanındayken tüm dünya o kadar yakın ki  yanıbaşında sanki tüm uzaklar…..

Sevdiğin yanındayken tüm dünya o kadar yakın ki  yanıbaşında sanki tüm uzaklar…..

all that time, wasted..

Ne yaptım biliyor musun 
Daha çok şarkı söyledim 
Sigaraya yeniden başladım …

Ne yaptım biliyor musun 
Bol bol seyahat ettim 

Hatta yalnızlık çektim 
Pişman oldum, kimseye söylemedim 

Yani sustum genelde 
Bazende gülümsedim nazikçe 
Dinlemediğim belli olmasın diye…

Bitti buraya kadarmış dedim 
Unuttum bile dedim 
Avuttum kendimi sözde 
Ama yinede akıyor gözyaşlarım 
Islatıyor yastığımı 
Seni özlediğim gecelerde ..
Bu hayat seni unutabileceğim kadar uzun değil…..

Bu hayat seni unutabileceğim kadar uzun değil…..

Beraberlerdi, birbirlerinden çok uzakta olsalar bile…..

Beraberlerdi, birbirlerinden çok uzakta olsalar bile…..

”hayat hep bitirilmesi gereken şeylerden sonra başlayacak bir şeydi onun için ve bir türlü istediği gibi başlayamıyordu..”

”hayat hep bitirilmesi gereken şeylerden sonra başlayacak bir şeydi onun için 
ve bir türlü istediği gibi başlayamıyordu..”